“Muharrem, ilahi rahmetin yoğunlaştığı mübarek aylardandır”
Muharrem ayının, İslam inancında ayrı bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Kuzey, Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.), “Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur” hadis-i şerifini hatırlatarak, bu ayın manevi derinliğine işaret etti.
Muharrem ayının aynı zamanda, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Mekke’den Medine’ye hicretini esas alan Hicrî takvimin de başlangıcı olduğunu belirten Kuzey, hicreti yalnızca fiziki bir göç olarak değil, ruhsal bir arınma ve içsel dönüşüm olarak değerlendirdi.
“Hicret, içsel bir yenilenmedir”
Dr. Muharrem Kuzey, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Gerçek muhacir, Allah’ın yasakladığı şeyleri terk edendir. Hicret; yanlıştan doğruya, günahtan tevbe etmeye, kötülükten iyiliğe, nefretten sevgiye geçiştir. Hicret, insanın kalbini arındırması, ahlakını güzelleştirmesi ve kendini yeniden inşa etmesidir.”
Almanya’da yaşayan Müslümanlar açısından hicretin yalnızca tarihi bir olgu değil, aynı zamanda güncel ve yaşanmakta olan bir hakikat olduğunu vurgulayan Kuzey, toplumun zorluklar karşısındaki direncine ve emeğe verdiği değere dikkat çekti.
“Kardeşliğe, barışa ve iyiliğe hicret edelim”
Yeni Hicrî yılın, bireysel ve toplumsal bir dönüşümün başlangıcı olması gerektiğini belirten Kuzey, topluma şu çağrıda bulundu:
“Gelin, bu yeni yıl vesilesiyle iç dünyamızda da bir hicret gerçekleştirelim. Kırgınlıklarımızı geride bırakıp kardeşliğe, tembellikten çalışkanlığa, ihmalkârlıktan sorumluluğa, çatık kaşlılıktan güler yüzlülüğe, savaştan barışa hicret edelim.”
Âşûrâ Günü ve Kerbela’nın hatırlattıkları
Muharrem ayının onuncu günü olan Âşûrâ’nın, birlik ve beraberliğin sembolü olduğuna değinen Kuzey, bu günün sadece aşure ikramı ile değil, manevî bir dayanışma duygusuyla da anlam kazanması gerektiğini ifade etti.
Aynı zamanda Muharrem ayının, Kerbela’da Hz. Hüseyin ve çoğu Ehl-i Beyt mensubu müminin şehit edildiği büyük bir acının da hatırası olduğunu hatırlatan Kuzey, bu olayın Müslümanlar için birlik, dayanışma ve kardeşlik bilincinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdiğini söyledi.
“Yeni yıl, huzurun ve adaletin yılı olsun”
Mesajının sonunda dualarla yeni yılı karşılayan Dr. Kuzey, şu temennide bulundu:
“Rabbim, Hicrî 1447. yılı tüm insanlık için hayırlı kılsın. Bu yeni yıl; savaşların sona erdiği, gözyaşlarının dindiği, adaletin ve barışın hâkim olduğu bir yıl olsun. Muharrem ayı ve Âşûrâ Günü vesilesiyle birlik ve beraberliğimizin pekişmesini, kalplerimizin iyilikle dolmasını niyaz ediyorum.”